29 Kasım 2015 Pazar

Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti


"En yüksek ölçüde tutumluluk ulusal amacımız olmalıdır," diyen Atatürk, 18 Aralık 1929'da Ankara'da  kendi himayesinde, TBMM Başkanı Kazım (Özalp) Paşa'nın başkanlığında ve Ekonomi Bakanı Rahmi (Köken) Bey'in genel müdürlüğünde bir "Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti" kurdurmuştur. Cemiyetin kurucuları şunlardır: TBMM Başkanı Kazım (Özalp), TBMM Başkan Vekili Hasan (Saka), Yusuf Kemal (Tengirşek), Saffet (Arıkan), Mahmut (Soydan), Celal (Bayar), Fuat (Umay), Rahmi (Köken), Reşit Saffet (Atabinen), Besim Atalay, Ziraat Bankası Genel Müdürü, Şükrü (Ataman), Emlak Bankası Genel Müdürü Hakkı Saffet (Tan). Cemiyetin kurucular kurulu, Mayıs 1930'da yapığı bir toplantıda bir "Neşriyat Encümeni" ile bir "İktisat Encümeni" kurulmasına karar vermiştir.

Atatürk başta olmak üzere devletin önde gelen tüm siyasetçileri ve aydınları bu cemiyete üye olup tasarruf etme ve yerli malı kullanımı konusunda halka örnek olmuştur. (Atatürk, 3 Ocak 1930'da ilk üye olarak cemiyete kaydını yaptırmıştır.) 

TBMM Başkanı Kazım Özalp

Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti, genç Cumhuriyet'in çok önem verdiği kurumlardan biridir. Bu nedenle liselerde okutulan "Tarih IV" adlı kitapta bu cemiyetten özel bir başlık altında söz edilmiştir.

Cemiyetin gayeleri:

Yerli malı

a) Halkı israfla mücadeleye, hesaplı, tutumlu yaşamaya ve tasarrufa alıştırmak,
b) Yerli mallarımızı tanıtmak, sevdirmek, kullandırmak,
c) Yerli mallarımızın miktarını artırmak, sağlamlık ve zariflik itibariyle yabancı benzer mallar derecesine getirmeye ve fiyatlarını ucuzlatmaya çalışmak, 
d) Yerli mallarımızın sürümünü artırmak, 

Yerli Malı

gibi milli refaha yarayacak önemli hususlardır.

Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti, 

Sümer Bank Fesane Fabrikası

1. Milli sanayi müesseselerini ve eserlerini memleket tüccarlarına tanıtmak ve kataloglar çıkarmak,
2. Yerli mal sergileri kurmak,
3. Yerli malların sürümü ve tasarruf faydalarının propagandası için yerli mal ve tasarruf haftaları düzenlemek,
4. Yabancı memleketlerin sergilerine yerli malların katılmasını sağlamaya, yerli malların vasıtalarını iyileştirmeye  çalışmak, 
5. Milli sanayi kongreleri, ziraat kongreleri toplamak,
6. Geniş ölçüde milli iktisat ve tasarruf yayını yapmak gibi birçok alanda faaliyette bulunur.  

yerli malı

Atatürk'ün himayesi altındaki bu cemiyet, her yıl "Vatandaş yerli malı kullan!", "Vatandaş para biriktir!" sloganları ile bütün okullarda "Tasarruf Haftaları" düzenlemiş ve Ankara'da şimdiki opera binasında "Yerli Malı Sergisi" açmıştır. Atatürk her yıl bu sergiyi gezerek oradaki öğrencilere yerli malı ve tasarruf konusunda sorular sormuş, onlara ulusal ekonominin öneminden söz etmiştir. 

O günlerde İstanbul Kunduracılar Cemiyeti'nin açtığı bir sergiyi gezen Atatürk, cemiyetin hatıra defterine, yerli malı kullanımı konusunda şunları yazmıştır: 

Beykoz Kunduraları

"Kunduracılar sergisinde her türlü ayakkabılar, sanatkarlarımızın çok ilerlemiş bulunduklarını ispat eden eserlerdir. Vatandaşlara yerli ayakkabılara rağbet göstermelerini tavsiye ederim. Yerli ayakkabılarını hariçten gelmiş göstererek fazla satış yapmak hevesine düşenler bulunduğunu söyleyenler oldu. Eğer bu doğru ise teessüfe şayandır."

Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti ayrıca bir Ziraat Kongresi ile Sanayi Kongresi düzenlemiştir. 

yerli malı

Cemiyet, 1932 sonuna kadar il ve ilçelerde 250 şube açmıştır. 1932 sonuna kadar cemiyet, üç yerli malı ve tasarruf haftası, sekiz yerli malı sergisi, bir sanayi (1930), bir ziraat kongresi (1931) ve bir de ziraat teknik sergisi (1931) düzenlemiştir. Cemiyet ayrıca Türkiye'yi temsilen Budapeşte ve Laypzik uluslararası sergilerine katılmıştır.

Cemiyet, amaçları doğrultusunda çok sayıda broşür katalog, dergi ve kitap yayımlamıştır. 1929-1932 yılları arasında toplam 938.000 nüsha yayın yapmıştır.

Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti, adını 1936'da "Ulusal Ekonomi ve Arttırma Kurumu" olarak değiştirmiş, 18 Ocak 1955'te ise kuruluş amaç ve hedeflerini koruyarak, 17 Temmuz 1939'da Ankara'da kurulan "Türk İktisat Cemiyeti" ile birleşerek "Türkiye Ekonomi Kurumu" adını almıştır.

Kaynaklar
Akl-ı Kemal (3. Cilt), Sinan MEYDAN
Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti, Doğan UMAN (http://web.deu.edu.tr/ataturkilkeleri/pdf/1.ciltsayi2/c1_s2_dogan_duman.pdf)
http://www.acikgazete.com/editorden/2012/12/17/bu-cagri-bagimsiz-ve-basi-dik-bir-ulke-icindir.htm?aid=49542
http://www.turksolu.com.tr/164/isbecer164.htm
http://www.ataturktoday.com/AtaturkGunlugu/HaziranJune/5.htm

Devamını oku...

28 Kasım 2015 Cumartesi

Misak-ı İktisadi (Ekonomi Andı)

Misak-ı İktisadi, Ekonomi Andı

İzmir İktisat Kongresi (17 Şubat-4 Mart 1923), 12 maddeden oluşan "Misak-ı İktisadi"yi yayımlamıştır. Nasıl ki, Kurtuluş Savaşı sırasında işgal kuvvetlerinin süngüleri altında yayımlanan Misak-ı Milli (Ulusal Ant) ile Türkiye'nin siyasi amaçları belirlenmişse, Kurtuluş Savaşı'nın hemen ardından, Lozan görüşmeleri sırasında yayımlanan Misak-ı İktisadi (Ekonomi Andı) ile de yeni Türkiye'nin ekonomik amaçları belirlenmiştir. 

Misak-ı Milli ve Misak-ı İktisadi birbirini tamamlayan, ortak bir amaca hizmet eden iki özgün kavramdır. Misak-ı Milli siyasi bağımsızlığı, Misak-ı İktisadi ekonomik bağımsızlığı amaçlamıştır. Atatürk'ün, "siyasal bağımsızlığın ekonomik bağımsızlıkla taçlandırılması," diye ifade ettiği durum ancak bu iki kavramın bir araya gelmesiyle mümkün olacaktır. 

Mazlum milletlere örnek teşkil eden Kemalist Ekonomi Modeli'nin en önemli kavramlarından biri Misak-ı İktisadi'dir.

İzmir İktisat Kongresi'nde alınan Misak-ı İktisadi kararları şunlardır:

Madde 1: Türkiye, milli sınırları içinde lekesiz bir bağımsızlık ile dünyanın barış ve ilerleme unsurlarından biridir.

Madde 2: Türkiye halkı milli hakimiyetini, kanı ve canı pahasına elde ettiğinden, hiçbir şeye feda etmez ve milli hakimiyete dayanan meclis ve hükümetine daima bağlıdır. 

Madde 3: Türkiye halkı, tahribat yapmaz; imar eder. Bütün çalışması, memleketi ekonomik olarak yükseltmek amacına yöneliktir.

Madde 4: Türkiye halkı, kullandığı ürünü mümkün mertebe kendisi yetiştirir. Çok çalışır, vakitte, servette ve ithalatta israftan kaçar. Milli üretimi sağlamak için icabında geceli gündüzlü çalışmak ilkesidir.

Madde 5:  Türkiye halkı, servet itibariyle bir altın hazinesi üzerinde oturduğunu bilir. Ormanlarını evladı gibi sever, bunun için ağaç bayramları yapar; yeniden orman yetiştirir. Madenleri kendi milli üretimi için işletir ve servetlerini herkesten fazla tanımaya çalışır. 

Madde 6: Hırsızlık, yalancılık, ikiyüzlülük ve tembellik en büyük düşmanımız; bağnazlıktan uzak, dindarca bir hayat her şeyde ilkemizdir. Her zaman faydalı yenilikleri severek alırız. Türkiye halkı mukaddesatına, topraklarına, şahıslarına ve mallarına karşı yapılan düşman fesat propagandalardan nefret eder ve daima bunlarla mücadeleyi bir vazife bilir. 

Madde 7: Türkler, irfan ve marifet aşığıdır. Türk, her yerde hayatını kazanabilecek şekilde yetişir fakat her şeyden evvel memleketinin malıdır. Eğitime verdiği kutsiyet dolayısıyla (Mevlud-u Şerif) Kandil gününü, aynı zamanda bir kitap bayramı olarak kutlar. 

Madde 8: Birçok savaşlar ve zorunluluktan dolayı eksilen nüfuzumuzun fazlalaşması ile beraber sağlığımızın, hayatlarımızın korunması en birinci amacımızdır. Türk mikroptan, pis havadan, salgından ve pislikten çekinir, bol ve saf hava, bol güneş ve temizliği sever. Ecdat mirası olan binicilik, nişancılık, avcılık, denizcilik gibi bedeni terbiyenin yayılmasına çalışır. Hayvanlarına da aynı  dikkat ve himmeti göstermekle beraber cinslerini düzeltir ve miktarlarını çoğaltır.  

Madde 9: Türk dinine, milliyetine, toprağına hayatına ve kurumlarına düşman olmayan milletlerle daima dosttur; ecnebi sermayesine aleyhtar değildir. Ancak kendi yurduna, kendi diline ve kanununa uymayan kurumlarla ilişkide bulunmaz. Türk, ilim ve sanat yeniliklerini nerede olursa olsun doğrudan doğruya alır ve her türlü ilişkide de fazla aracı istemez. 

Madde 10: Türk, açık alın ile serbestçe çalışmayı sever, işlerde tekelcilik istemez.

Madde 11: Türkler, hangi sınıf ve meslekte olurlarsa olsunlar, candan sevişirler. Meslek, zümre itibariyle el ele vererek birlik olurlar, memleketini ve birbirini tanımak, anlaşmak için seyahatler ve birleşmeler yaparlar.

Madde 12: Türk kadını ve hocası, çocuklarını iktisadi misaka göre yetiştirir.

Kaynak
Akl-ı Kemal (3. Cilt), Sinan MEYDAN

Devamını oku...
Related Posts with Thumbnails Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...